30.11.08

Öncelikle herkese iyi pazarlar diliyorum :)
Ne kadar heyecanlı olduğumu anlatamam , Ctesi günü ablamdan aldığım telefon beni çok mutlu etti . Haftaiçinden konuşup ya bizde ya onlarda c.tesi günü buluşmak için randevulaşmıştık .. Sabah telefonda sen bize gel anlatacaklarım var deyince meraklanıp telefonda anlatması için ikna ettim .. Onun öncelerden beri tek isteği çocuklarını biraz büyütüp bir modaevi sahibi olmaktır. Şimdilerde oğullarından biri 15 biri de 7 yaşında olduğu için yavaş yavaş bu arzusuna adım atabileceğini söyledi :) Hatta yer için araştırmalara başlamış bile , Tabi şimdilik ufak bir yer , modaevinden ziyade terzihane gibi bir yer . Ben de hemen haftasonları ona yardım edeceğimi belirterek , hazırlıklar için kendimi kumaşcılara zor attım :) Her zaman hazır ve nazırım :)) Bu arada da kafamda benim hobilerimi de geliştirmem gerektiği ve onun dükkanında sergileyebileceğimi hatta ileri de ona ortak bile olabileceğim düşünceleri dönüp duruyor :) İkisi bir arada biraz alakasız olur gibi duryor , neyse hakkımızda hayırlısı olsun ..
Daha önce bahsettiğim Mervenin bebek daveti sofralarında kullanabileceği ufak detayları hazırlamak için gittiğim kumaşcılardan herzamanki gibi bambaşka şeyler alıp çıktım . Yönümü ablama doğru çevirdim ama bir yandan da evde olmak daha rahat geliyor , sağolsun kırmadı beni ve makinasını da lıp geldi :) Yoğun bir trafik sonrası kendimizi eve attık , karnımızı doyurduktan sonra oturduk makinalarımızın başına :) abla kız ilerideki günleri hayal ederek tıkır tıkır çalıştık :) Netten çıkardığım yelkenli resmini kesip kalıp yaptım önce . Yelkenli resmi çünkü Merve bebeği için konsept olarak bu şekli seçti . Aldığım kumaşları buna göre kestim ve birleştirdim . Üzerine bebeğimizin ismini ablam işledi .. İçini elyafla doldurmamız gerekli , bunun için az sonra dışarıya çıkacağım , fakat sizlerle hemen paylaşmak için bu haliyle fotoğrafını çektim . İçi dolu halini de eğer beğenip kullanırsa Merveciğim yayınlar ..
Minik yastıları önce her davetli için yapıp , bayrak kısmına isimleri yazalım diye düşünmüştüm , sonra Merve ile istişare ettiğimizde davetlilerin her biri beğenip almak isterse bu işin bizi çok uğraştıracağını düşündük :)
Ve iki tane yapıp birine, "Hoşgeldiniz"
Welcome
diğerine de , " Afiyet Olsun " yazmaya karar verdik .
Bon appetit!
Yine İkedan aldım dediğim lacivert halat havası verilmiş iplerle de peçeteler bağlanacak , üzerine de davetli kişinin ismi yazılırsa hoş bir jest olacağı kanaatindeyim :)
napkin ring
Minik yastıkları masanın farklı yerlerine yerleştirmek lazım tabi , sofra kurup daha detaylı fotolar çekmek isterdim ama sanırım sahibin objektifinden yaşanmış hikayesi eşliğinde izlemek daha zevkli olacaktır . Güle güle kullan Merveciğim :)

28.11.08

Damla çikolatalı kek

bir kere denemiş olduğum trufflar hakkında araştırma yaptım. farklı şekilerde yapanlar var. en ideali gene kek ile yapılan olduğunu düşünüp bu sefer de kek tarifi aramya başladım. halbuki normal kek tarifi yeterli olacaktı. ama 1 taşla iki kuş vurup değişik bir kek denemek için aramaya devam ettim. tabi çok da farklı bi kek olmamalıydı. o yüzden portakalağacından damla çikolatalı keki yapmaya karar verdim. yorumları okumadan hemen yaptım zaten çok kolaydı tarifi. sonra okuduğumda herkes iyi pişemediğinden bahsetmişti ama benim kekim süper oldu çok şükür. tek sorunu bence az biraz yumurta kokmasıydı. zaten azaltmayı da düşünmüş sonra vazgeçmiştim. neyse... sıcak sıcak yemesi pek hoş oldu. fakat truff için kıyılıp da parçalanabilecek mi onu hala düşnüyorum..

meldadagün 005
Tarif ise şöyle;
5 yumurta
5 kahve fincanı şeker
1 kahve fincanı zeytinyağı
5 kahve fincanı un
1 kabartma tozu
bol bol damla çikolata.
orjinal tarifte kuru meyvalarda koymuştu fakat ben pek sevmiyorum kekte artı güya truff yapıcam ya :)
malzemelerimiz sırayla karıştırılır.kalıba dökülür ve 180 derecede pişirilir.
afiyet olsun...

bi o taraftan bi bu taraftan..

Geçtiğimiz salı günü yemekzevkinin bir davetindeydim. yani aile günümüz vardı :) analar teyzeler kızlar gelinler... bi sürü kalabalık ve bi sürü yemek. e yemek zevki olmak ağır bi sorumluluk. hep bi farklılık yapmak zorundasın sonracıma herşy mükemmel olmalı. aa bunun içinde ne var demeli herkes falan :) tabi ben demedim zaten içlerinden biri olarak:) e tabii ki de herşey çok güzeldi. tarifler havada uçtu. ilk fotoğraf bi taraftan... başrolde yeni denenmiş bir tarif var. ortası normal domatesli salatalıklı salata. yanlarda da fırınlanmış kabak var. değişik bir tarif. hafif ve lezzetli.


hemen akabinde kuru patlıcan ve biber dolması, ve annemin yaptığı tavuklu salata. çok severim her ikisini de. (sevmediğim birşey bulamadım daha zaten şu ömrümde:))





Devamında ıspanaklı kol böreği. hilal ablamın nefis portakallı kerevizi ve artık emel ablamın klasik poğaçası olmuş olan puf puf katmer poğaça. tabii ana yemeği unutmamak lazım. mantılı nohutlu çorba. süper bi lezzet. herkesin ellerine sağlık.

tatlıların fotoğraflarını çekememişim. incirli tatlı ile süper trufflar vardı. birde lorlu kurabiyeler. poğaça görünümündeydiler ama süper bir tat bırakıyorlardı ağızda.
kendimi yemek eleştirmeni gibi hissettim. bak bi blog daha açalım hatice. bütün yemek blogları bizi çaya çağırsın ağırlasın bizlerde blogumuzda eleştirelm. ne güzel olurdu ama :))

birde tarif vereyim oldu olacak. aslında bir tarif sayılmaz.
karnıbahar ve brokolinin en güzel halini paylaşmak istiyorum. geçenlerde arkadaşlarıma yapmıştım, yaparken arkadaşım pek yenmez gibi bi imada bile bulundu :) ama yerken hakkaten güzelmiş demekten kendilerini de alamadılar. tabii ki karnıbahar yemeğini de çok severim. ama salata gibi kolay birşey arıyorsanız evde de varsa hemen leziz bir salata yapabilirsiniz. tabii sırf salata değil yemek olarak da sunabilirsiniz. karnıbaharı ve brokolileri düdüklü tencerede, sepetiyle buharda pişiriyoruz. 10 dk sanırm yeterli. birde içine havuç koyarsanız renk cümbüşünü tamamlarsınız. servis tabağına alıyoruz haşlanınca. ve üzerine 2 tane knoor salata sosuna zeytinyağı,nar ekşisi, sirke.. artık Allah ne verdiyse ekleyerek bir sos hazırlayıp üzerine döküyoruz. işte bu kadar. çok basit birşey. belki bazıları bunu yoğurtla servis ediyordur ama ben en çok bu halini seviyorum özellkle brokolinin.

26.11.08

Merve 'nin cheesecakeki olur da benim olmaz mı ? :) Çilekli cheesecakeki yiyen iş arkadaşlarım ısrarla yine istediklerini söylemişlerdi . Ptesi günü de yapmadan gidince eylem başlattılar :) Ben de dayanamadım bu sefer limonlu bir cheesecake yapmaya karar verdim . Merve gibi benim de kendimce birleştirdiğim bir tarif var sizlerle paylaşmak istiyorum :) Yanlış anlaşılmasın ortağımla aramda kesinlikle bir çekişme yok :)) Ben onu çok seviyorum ..
Malzemelerimiz ;
Tabanı ,
1 paket üzümlü erikli burçak
1 paket sade burçak
Dövülmüş fındık
3 kaşık tereyağ
3 kaşık toz şeker
Kreması,
3 yumurta
2 paket labne marka farketmez bence hatta bim de satılan Kerem marka labne bile olur ;)
1 paket krema ( 250 ml)
1 bardak toz şeker
1 adet vanilya
3 kaşık un
1 limon kabuğuve yarım limon suyu

Bildiğimiz gibi burçakları iyice ufalıyoruz ( ben rondoyu kirletmemek için elle ufalıyorum :)Tereyağını eriterek içine döküyoruz ve diğer malzemeleri de katarak iyice karıştırıyoruz .Bu karışımı 26 cmlik kalıbımıza olmazsa olmaz kuralımızla yani iyice bastırarak ve heryerine eşit ölçüde gelecek şekilde döküyoruz .. Kreması için de , Yumurtaları ve şekeri çırpıp labneleri daha sonra da kremayı katıp iyice çırpıyoruz (çırpma işlemini mikserle yapmakta fayda var, burada kirlenecek diye tembellik göstermeyin :p ) Un , vanilya , Limon kabuğu rendesi ve limon suyunu da katarak bir miktar daha çırptıktan sonra bisküvilerimizin üzerine bu karışımı döküyoruz .. 170 dereceli fırında üzeri kızarana kadar pişiriyoruz .. Bir gece buzdolabında bekletmeliyiz ki çok güzel olsun diyoruz ama daha ılıkken dayanamayarak bir dilim kesip yiyoruz :)

cheesecake 2
Durun durun daha bitmedi ! yani sipariler :)) Arkadaşım Tevhide'nin eşi bu akşam hac ibadetini yapmak için kutsal topraklara yol alacak , otobüsle gidecekleri için ciddi bir yiyecek stoklamaları gerekiyor :) Benden mayalı poğaça yapmamı rica etti . gtalkta Merve ile sohbet ederken kimin tarifini yapayım dedim . Portakal ağacı'nı tavsiye etti . Baktım çok aşina olduğumuz açma hamurundan , hemen sıvadım kolları :) normalde hep sorun yaşarım mayalı şeylerde ama maşallah kabardıkça kabardı , bir de yapılış amacından mıdır , malzemesinden midir bilmiyorum ama bir bereketli oldu ki anlatamam . Siz siz olun kalabalık misafirinin gelmeyecekse yarım ölçü yapın :)

25.11.08

İki akşamdır misafirlerimiz bereketli maşaallah :) Eski omşularımız sağolsun bizi yalnız bırakmıyor .. Dün akşamkilere hazırlıksız yakalandık evde ne varsa çıkarabildik , fakat bugünküler haberli :) Akşam çayı olduğu için üç çeşitten fazlası ağır kaçıyor .. Gündüz ne yapacağımı düşünüp eksik malzemeleri annemden almasını rica ettim .. İşten gelir gelmez mutfağa girsem de yetiştirememe korkusu oluyor tabi insanda .
Menü de ;
1- ) Yoğurtlu arpa şehriye salatası, ki bu klasik , (içinde , mayonez yoğurt , tavuk , dereotu , mısır, kornişon ya da kısaca Allah ne verdiyse :) )
2- ) Mercimekli börek ;
İç Malzemeler ,
3 bardak yeşil mercimek ( haşlanacak )
Kuru soğan
Karabiber
Kırmızı biber
Tuz
Tereyağ
Sıvı Yağ
ve sarmak için hazır yufka
Soğanları yağda kavurup mercimeği içine atıyoruz , baharatları da katıp soğutuyoruz ..
Bir adet yufkayı serip üzerine fırça ile z.yağı sürüyoruz , 8 parçaya bölüp iç malzemesini koyuyoruz ve sigara böreği şeklinde sarıyoruz . Bu şekilde buzlukta donduruyoruz . ( Buz gibi sert olana kadar )
Dondurduktan sonra üzerine yumurta sarısı sürüp pişiriyoruz . Çok çıtır bir börek oluyor.
( Dondurucunuzda her zaman hazır kalabilecek bir börek )
3-) Elmalı Kek ,
Evimizde bulunan buruşmaya durmuş elmalarımızı değerlendirmek için birebir tarif :)
Malzemeler ,
Elma
Yarım paket margarin
Tarçın
1 bardak toz şeker
Elmaların kabuklarını soyup doğruyoruz ( yuvarlak ) , Yarım paket yağı eritiyoruz içine bir bardak şekeri döküp eritiyoruz , tarçını da ekleyip borcama yaydığımız elmaların üzerine döküyoruz .
keki için ,
3 yumurta
1 bardak toz şeker
1 pk. kabartma tozu
1 pk. vanilya
Aldığı kadar un
Yumurtaları ve şekeri çırpıp diğer kek malzemelerini de ekliyoruz , hazırladığımız elmanın üzerine döküyoruz . Önceden ısıtılmış 170-180 derecelik fırında üzeri kızarana kadar pişiriyoruz ..
Mis gibi kokuyor , elmalarda altta karamel gibi oluyor :)
Afiyetle yiyoruz tabi , misafirler memnun biz memnun geceyi tamamlıyoruz ..

sadece 2

Günün anlam ve önemine uygun olarak taa 2 sene önce bugün olan söz,isteme ve nişanımız için gene eminönü vb. yerleri dolaşarak hazırlamış olduğumuz şekeri paylaşmak istedim. seviyoruz böyle şeylerle uğraşmayı sanırım. hani belki fiyat açısından büyük farklar olmuyor ama uğraşmak çok zevkli :) sayı fazla olmasa nikah şekerimi de yapardım sanırım. aslında yapmış sayılırım. beğenmediğim süslemesini nikah şekercide elime alaraktan silikon tabancasını değiştirmiş böyle yapın demiştim.keşke hepsini ben yapsaydım:)

DSC_4660

24.11.08

şerbet güzel bişi.

Bebek şekerlerimiz bittikten sonra elime kapı süsüm geçti. tabii daha yerleştirmedim yerine. hastaneyi süsledikten sonra eve gelecek inşlh. o zaman paylaşırım sizlerle. Hatice gelenlere ikramdan bahsedince ben de sonrasında vakit bulamam diye şimdiden bişiler paylaşmak istedim. herkesin bildiği gibi bir de lohusa şerbeti olayı var. gelenlere ikram edilecek. bazıları hastanede de ikram ediyormuş ama sanırım o kadar hazırlık yapamıcam. artı neyle ikram edilecek. plastik bardakla ikram etmenin hoş olacağını düşünmüyorum. e bi sürü bardak taşınması da güç. gerçi öyle ufak zemzem bardağı gibi şeylerim olsaydı belki ikram edebilirdim ama ev de daha uygun olacağını düşünüyorum. şekerlerden sonra bardaklarımı hazırladım işte. tabii önce bardak aldım. uuuuzzzuun zamandır göz koyduğum bardaklara haftasonu kavuştum hatta hemen akabinde hatice ile karşılaştık :)
hemen eve gelince süsleme aşamasına geçtim. tabii çok büyük ayrıntılar yok bardakta. emzik ve kurdela ile basite birşey yaptım. ama olsun basit olsa da bazı şeyler şık durabiliyor değil mi? lohusa şerbetine kavrulmuş dolmalık fıstık veya file badem koyanlar vardı. hani biraz tadı kırılsın diye. ben file fıstık tercih ettim. rengide hoş oldu bence. (bu arada daha şerbeti yapmadım. bu görmüş olduğunuz kızılcık şerbeti :))
lohusa şerbeti tarifi için ; buyrun


fikir olsun. bu da 7 ay önce ki ablamın bebeği için hazırladığımız bardaklar...(foto melda)


23.11.08

Yarın yine iş var ..

Bu haftasonu yine dinlenemedim :( Cuma akşamı vefat eden bir ablanın okuması vardı ona katıldım .
Ctesi çarşı-pazar gezindim hatta akşam natilusda ortağım Merveyi gördüm :) Yeni evlenen bir arkadaşıma hediye aldım . Yılbaşının yaklaşması hasebiyle heryer renk renk desen desen .. tam alışveriş havası vardı yani , kendimi ufak tefek şeylerle kandırarak engelledim :)
Pazar, işyerindekilerle aileleri kaynaştırma kahvaltısı vardı , uykudan geç uyanabildiğim için son anda katıldık annemle .. Geceden onlar için cheesecake hazırlamıştım , daha önce denediğim ve süper olduğunu bildiğim tarifi yaptım fakat bu sefer nedense beklediğim gibi olmadı , gerçi yiyenler çok beğendi ama ııh ben daha önceki tadını bulamadım .. üzerinin sosunu çok karıştıramadım nişastası azıcık topak oldu bir de altı biraz fazla kızarmıştı , baya kötü olmuş di mi ? halbuki ne hayallerle yapmıştım , burada ballandıra ballandıra anlatacaktım :) Ama siz yine de bu anlattıklarıma bakmayın mutlaka deneyin derim ;)


Tarifine buradan ulaşabilirsiniz .

cheesecake

Altı fazla kızardığı için fotoğrafını da üstten çektim :)

Bu arada ne hikmetse sabah uyanır uyanmaz Mervenin bebeği için gelen misafirlere hazırlayacağı davet sofrasına dair süper fikirler ( bence süper yani ) geldi aklıma , hatta akşamüstü İkeaya uğrayıp altyapı çalışmalarına başladım bile :) Süpriizzz ..

21.11.08

teşekkürler şahika..

İlk blogumuzu açtığımızda heveslenip hatice ile ikimizde paint olsun photoshop olsun marifetlerimizi o yönde de göstermek üzere çalışmalar yapmıştık. ama gördük ki o yönde bi beceremiz yokmuş. çıka çıka beyazlı karışık şey çıkmıştı. çok uğraştık bi hobi canavarı çizmeye ama. cıks.. hakkaten çizim de ben kötüyüm. anladım ki hatice de kötü :) ki denemelerini göremedim bile. durum böyle olunca hevesimiz kalmadı ve bıraktık bu banner işlerini. öyle bıraktık akışına. sonra günlerden bu gün bi mail geldi. daha tanışmadığımız sadece uzaktan bildiğimiz birinden. . e her işi yapabilecek değiliz, bazı şeyleri erbabına bırakmak lazım tabi. bu işin erbabı öyle güzel, tatlı bi banner yapmıştı ki bize. şaşırmakla beraber çok beğendik biz. umarım sizlerde beğenirsiniz. şahikaya gerçekten çok çok teşekkür ederken, ne yapacağımızı şaşırmış durumdayız. e pastamın maile fotoğrafını göndermek pek adil olmayacak sanıyorum :) birgün mutlaka bekliyorum :)
işte hobicanavarı denmese de tatlı mı tatlı 4 kollu teyzemiz. tabii ki biz bu kadar yaşlı değliz :) ama çok tatlıyız aynı böyle bol yanaklı :p


20.11.08

Kış ayı iyiden iyiye kendini göstermeye başladı , soğuk havaların bendeki etkisi , ciddi manada öksürük , boğaz şişmesi , kandaki iltihap .. iki gün hiç kalkmadan yattım , aslında bana kalırsa bir haftada yatabilirdim ama işyerindekilerin bitmek bilmeyen telefonlarından ve masamın üzerinde biriken evrakları düşünerek kısa sürede kendimi toparlamak zorunda kaldım .. Hastalığım boyunca ayaklarım ısınmak bilmedi . Sağolsun annem de sıcak su torbasına kaynar suyu doldurup doldurup ayaklarımın altına koydu. Bu arada daha önceleri hep battaniyeye sararak kullandığımız torbaya diktiğim örtüyü iyi ki dikmişim dedim durdum .Tavsiye ederim efendim, polardandır kendisi, pek yumuşak pek rahat :)
İç ses : Melda buna bir isim bulsa :)

18.11.08

Cumartesi günü arkadaşım Rumeysa'ya kahvaltıya davetliydik.. Sohbet esnasında bize flickrda bir fotoğraf severde gördüğü ayraclardan bahsetti , biz de hemen görmek istedik tabi , akabinde de çok beğenmiş olmanın heyecanıyla işe koyulduk .. Flickra yüklediğimiz fotoğraflara uzun uzun baktık .. Kimimiz bir tarafına kendinin diğer tarafına da müstakbel eşinin fotoğrafını , kimimiz ufukta öyle birşey gözükmediği için kendi fotoğrafını :) , kimimiz de kendi çektiği herhangi bir fotoğrafı seçti .. Hemen çıktısını alıp ortadan ikiye katladık . Üzerine de pvc kaplatınca bizce çok farklı birşey oldu ..
book mark

16.11.08

Ben de biliyorum şeffafayakkabıkutusu diye birşey var , hazır alıp içine koyarsın ayakkabılarını güzel de olur ama ben uğraşmayı seviyorum :)
İkeya uğramıştım geçen akşam yılbaşının yaklaşması hasebiyle çok cici paket kağıtları gelmiş , fakat ben en sadesini almak zorundaydım . Beyazlı bir tane seçtim içinden , evdeki hazır kutulardan birini sardım sarmaladım ama anladım ki bu işi başkasına yaptırmalıyım meğer becerim yokmuş bu konuda. Kutu paketleme özürlüsüyüm ben :) Neyse zar zor hallettim .. Bir sonraki işim , mevcut ayakkabılarımdan birinin fotoğrafını çekip çıktısını almak oldu . Dolaba kadırdığımda görülebilecek en uygun yere bu fotoğrafı yapıştırdım .. Artık kutuları tek tek açmadan içinde hangi ayakkabı olduğunu bileceğim :) Tabi artık düzenli bir kız olup , doğru pabuçları doğru kutuya yerleştirebilirsem :)
shoes box

14.11.08

Nutellalı kalbim...

Kurabiye yapıp kendi blogumda yayınlayınca hatice'den azarı işittim. Böyle mi olacaktık böyle miii diye beni fırçaladı. Tamam canım öyle önemli bir tarif değildi. Ama o da haklı hem aslında dşününce bakıyorum onun yarısı kadar yazabilmişim henuz. e 1 ay sonra çok sık yazamayacağımı düşünüyorum. o yüzden hak vererek buraya da tarifi ekliyorum :) yiyenlere afiyet ola, yapanlara kolay gele..

kalbim nutellalı


malzemelr;
250 gr margarin
1 su bardağı pudra şekeri
yarım su bardağı yoğurt
1 paket vanilya
4,5 su bardağı un
yapılışı ; tüm malzemelr karıştırılıp kulak memesi kıvamında bi hamur yapılır. sonra merdane yardımıyla açılıp kalıpla kesilir. isterseniz bardakla da olur. aralarına nutella sürülüp üstüste konup knarları çatalla çizilir. fırına verilir. pembeleşince çıkarılır. ve pudra şekeri serpilerek servis edilir. afiyetle yenilir.
şeker hamurum var keşke gıda boyam olsaydı. çok daha süper gözükürdü. inşlh bi dahaki sefere. sağlıcakla..

Ufak detaylar..

Kırmızı minderi çoğumuz takip ediyoruz sanırım. Sık sık olmasa da arada bi neler oluyor yenilik ne var diye merak ediyoruz zaten. Tabii gidip alacak değiliz belki. Fakat bunları görmek ufkumuzu açıyor ve acaba ev de ne yenilik yaparız diye hep tetikte olmamızı sağlıyor. Zaten bu yaptıklarımız da ev hanımlarının bi ar-ge çalışması değil de nedir? :) Gerçi bizler için çok önemli ya da değer verip uğraştığımız şeyler bir başkası için gereksiz ayrıntıdan başka birşey değil. Bu bizlerin inancını kırıyor mu? yoo.. Belki çok şeyler uğraşmak yerine birşey de bulabiliriz kendimize. sonuçta herkesin farklı öncelikleri vardır. Bazısı evine bazısı yemeğe bazısı da kendine düşkündür. bizler hepsine önem verip sınırlarımızı ölçüyoruz belki de. e napalım huymz kurusun ama hepsi de bizim olsun :)
Ne diyordum.. kırmızı minderde görmüştüm hatta portakalagacı da yapmıştı kendine. ufak deterjan kavanozları ve pasta standı. Deterjan kavanozları gerçekten işime çok yaradı. zira alttan paket çıkarmak ya da eğilp almak bile zor gelebiliyor şu zamanlarda. Pasta standı ise hediye gelmişti. ama uzun zaman kullanmayınca kullanacak başka bi yer düşünürken kırmızı minderde gördüm ki banyoya koymuşlar. hemen denedim tabi. üzerine sabun küçük havlu ve öle krem mrem koydum. böyle banyoma martha stewart mı desem laura ashley mi desem.. öle bi hava kattı bence:)


Pasta standının üzerinde ki sabunlara dikkat çekmek istiyorum birde. taa geçen sene zara homeda görmüştüm ilk. Ve bulunan artmış tüllerle ( ki meldanın bi masaörtüsünden artmıştı) sabunları bağladım. öyle boncuklu tüller falan değildi ama hoş oldu bence. ne işe mi yarıyor.. hiç.. gereksiz ayrıntı işte :) Daha sonra kervan çeyizde havlularıyla takımını gördüm. onlarda şık olmuş tebrik ederim kendilerini.


sonra birde.. taa geçen sene heves ettiğim bi projem vardı. ponpon projesi. banyoma kilim alıp etrafını ponponla süsleyecektim. ınternetten görmüştüm. ama bu sezon ben yapamadan mudo da gördüm. çok şık yapmışlar. ben de hemen üsküdardan 10 tlye aldığım bi dikdörtgen kilimin kenarlarına siyah ponponları silkon tabancasıyla yapıştırdım. aslında tüm çevreyi dönmek istiyordum ama uzun iş :) böyle de değişklik olmuş oldu. tatlı durdu.
Bu gün sizlere banyo detaylarından bahsettim. bir başka oda da görüşmek dileğiyle. esen kalın.
ben mer. hobiriks.istanbul :)
Bizim evde herdaim bir tüketicilik eylemi vardır , bir dönem bir şeye takılır sürekli farklı renkleri modelleri alınır ve o sayfa kapanır . Kapanmayan tek şey kavanoz devri :) aa bunun rengi güzel , oo bu çok farklıymış yaklaşımlarıyla kavanoz ihtiyacı hiç bitmiyor .. Bu arada konserve , nutella kavanozları da değerlendirilmeden bir şekilde heba oluyor tabi .. Artık buna bir son vermek gerektiğini düşündüm ve herkesin bildiği klasik bir yöntemle kavanozlarımızı renklendirmeye çalıştım , üzerine de bir arkadaşımın bebek mevlüdünden edindiğim çikolata bebişini de kondurunca gözüme daha cici gözüktü . Kamuoyuna saygılarımla arz ederim :)
Not : Kavanozun içinde yazın tazesini alıp kuruttuğum ve salatalara süper bir tat veren reyhan var ..

11.11.08

Şekerim


Uzun zamandan sonra sonunda fotoğraf çekebildim. işte öyleydi böyleydi derken bahaneler sıralandı ve ben anca yazabildim. Haticeye sabır bana kolaylıklar olsun inşlh :)
Alınmış parçalaarın birleşmesi kalmıştı sadece. Hala da birleşmiş değiller. Birkaç arkadaşımı bekliyorum bi elden çıksın, bitiversin diye. Bitecek birgün ve ben doğumdan sonra gelenlere dağıtacağım hediyelerimizi inşlh.
Baya olmuştu eminönüne gitmeyeli. Hatta sanırım 1 sene. E karşı tarafa taşınınca kısıtlandı tabi gidişler yaz maz derken olamadı. E bu bebek işleri için gidilecek tek yer orası olduğundan kandırdım ahmdi ve düştük yollara bi gün. Ben gitmeyeli bu sektör epey gelişmiş. Eskiden zar zor tül bulup, sonrasında bebeğe uygun şeyler arardık. Fakat bu gidişimle şaşırmakla beraber çok karıştı kafam. Okadar fazla alternatif vardı ki. Ne kadr saysam anlatamam. Gidip görmeniz lazım. Süper şeyler. Kapı süsleri mi dersiniz, odalara süsler mi, bebek şekerlerimi... herbişey var gerçekten. Bunları gördükçe gel de bu işi yapma diyor deli gönül.
Bi erkekle eminönüne ilk defa gittim. Hiç tavsiye etmiyorum tabii ki. Arkadaşımla gitsem daha neler alırdım kaç saat gezerdim Allah bilir. ama bi sokağa girerek hallettik eşim sayesinde. Tamam güzel birşey hemenhalletmek ama. eminönü ruhuna aykırı bi olay tabi :) Bi de fikir vermeyince.. elin zorluğu düşünün. Neyse ki sonunda irşeylere karar verebilmiş ve rahatlamış olarak ayrıldık caanım eminönünden.
Aldıklarıma gelince.. Bebek sepetleri çok hoşuma gitti fotoğrafta da gördüğünüz gibi. içine tülü, en mavisinden badem şekeri, kurdelası ve minik emzikler derken.. ortaya çıkan şey bu oldu. Umarım beğenilir. Ve tabii ortaya koyalım diye sepet olarak da gene minik sepetlerime benzer bişi aldım. En kısa zamanda hepsi bağlanıp ortaya çıkmalı. çünkü 8 ayımı da doldurdum. Sabırsızlıkla bekliyorum. Allah hayırlı zamanda buluştursun bizi inşlh.

10.11.08

Eldekileri değerlendirme ..

IMG_3694

Altındaki saksıyı işyerindeki masamda üzeri tüllerle sarılmış bir halde içine ataş koymak için kullanıyordum.. Arkadaki ayıcığı mudonun outletinden çok uygun bir fiyata , hediye bebek sepeti felan yaparsam içine atıveririm diye almıştım . Üzerindeki kumaş zaten tanıdık ( erzak torbalarından ), içine de elyaf doldurup altını elimde diker gibi yaptım . Saksının üzeri çok boş kalmıştı , önce annemin mutfak havlularına diktiği fistolardan yapıştırdım , ııh hoş olmadı sonra onu söktüm , her evde bulunabilecek kırmızı kordelayı önden fiyonk yapıverdim :) Ayıcığı da ellerinden saksıya bağladım , bence fena olmadı :p
Hem eve lazım , hem de girişteki aynanın önünde çok cici duruyor ;)

bear

Çoook Sıcaak...



Haftaiçi kahvaltı yapmadan evden çıktığım için haftasonu mutlaka keyifli sofralar kurmaya çalışıyoruz . Çalışıyoruz dediysem , annem sağolsun hazırlama işini pek bana bırakmıyor. Yataktan kalkar kalmaz tv başına geçip , varsa magazin programı yoksa çizgifilm izliyorum .. Seyretmeye başlayınca kendimi alamadığım için sofra kurulduktan sonra birkaç kez "hazıırr, haydiii, gelmiyor musunn " gibi kelimeler işitiyorum . Tabi bu arada bazı şeyleri soğumuş olarak yemek zorunda kalıyorum . Geçtiğimiz günlerde mağazaların birinde haşlanmış yumurtanın soğumaması için üçgen şeklinde polardan yapılan ismini bilmediğim bu şeyi görür görmez çok mutlu oldum . Elime geçen ilk polar parçasıyla hemen denedim.
Üzerine ne işlesem diye düşünürken aklıma ilk gelen şey "hot egg" di, hem kısa hem amacına uygun . Şimdi ise isimlerimizi yazmak daha eğlenceli hale getirebilirmiş diye düşünüyorum :)

5.11.08

Dikebildiğim en kolay şey torba olduğu için seri üretime geçtim :) Çok amaçlı kullanabiliyor olmak beni heveslendiren diğer bir unsur tabi .. Yeni diktiklerimi yaklaşan yeni yıl için vereceğim hediyeler de kullanmayı planlıyorum ..

3.11.08

Paşabahçeyi gezmek benim için inanılmaz keyiflidir :) Uzun zamandır kendime büyük bir mutfak önlüğü istiyordum . Bu vesileyle yine paşabahçeye düştü yolum . Herzamanki gibi birbirinden güzel şeyler vardı . Fakat istediğim tarzda önlükler kafamdaki fiyattan oldukça fazlaydı .. Aklıma daha önce top sonu olduğu için oldukça ucuza aldığım kot kumaş geldi hemen ve tabi ki bu iş başa düştü ) Hemen eve dönüp kestim biçtim.. Üzerine aplike edilebilecek ve benim kesebileceğim en uygun şekil yelkenliydi. Elimde kalan artık kumaşları da bu iş için kullandım .
Böyle birşey çıktı ortaya . Hem ekonomik hem de tam istediğim gibi oldu ..

2.11.08

Üç Kasım ..

Yeğenim doğum gününü kutlamadıkları için çok ağlamış , " ben yedime giremedim işte , pasta kesmediğimiz için altı da kaldım " demişti :) Bu yıl ben de herkese unutturup aynı taktiği uygulamak istiyorum . Ama unutmayanlar varmış tabi , sevenlerim çok ne yapayım :) İlk kutlayan benim için çok önemlidir her zaman , Onikiyi geçtikten sonra zahmetler edip mesaj çeken sevgili arkadaşım Tesnim'e teşekkürlerimi sunuyorum .. Uzun uzadıya yazılacak çok şey var tabi .. yaşlandım ya da her yaşın ayrı güzelliği var gibi ayrı pencerelerden bakıp konuyu daha detaylı anlatabilirim .. Ama sizi sıkmak istemiyorum zaten genelde üç gün üç gece sürer bu hadise:p Yarın da anlatacağım çok şey olacak yani ;)
El-hasıl ; Happy birtday to me :))